Mustafa Duymaz

Günümüzde İstanbul’daki atölyesinde üretmeye devam eden Mustafa Duymaz 1972 yılında Van’da doğdu. 1981’de babasının tayini üzerine şehirden ayrıldı. 1999’da Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Resim Bölümünden mezun oldu. Aynı üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesinde lisansüstü eğitimini tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde misafir öğrenci olarak doktora dersleri aldı. Ankara’da yaşadığı dönemde bazı ekinliklerin gerçekleşmesinde etkin rol aldı. 2008’de yılında Yaygara Güncel Sanat İnisiyatifi’nin kurucuları arasında yer aldı. Uzun zamandır Sanat Eğitimcisi olarak da görev yapan Duymaz, hem sanatçı kişiliğini hem de eğitimci yönünü bir arada sürdürmektedir. Güzel sanatlar liselerinde, görsel sanatlar ve sanat tarihi dersleri vermektedir.
 
Siyah beyaz ve monokrom çalışmalarının temeli, eğitim aldığı dönemde yoğun bir şekilde çalıştığı lavi tekniğine dayanmaktadır. Resim tekniğinin gelişim aşamasında daha çok leke ve çizgisel formların egemen olduğu görülür. Kullandığı büyük boyutlu tuvaller, onun üslubuna dinamizm katmasında etkili oldu. Başlangıç döneminde yarı soyut yarı figüratif tarzında ürettiği eserlerinde araba jantları, araba lastikleri, direkler, bisiklet tekerleri ve hurdalar gibi nesneleri sıklıkla kullandı. Amerikalı Sanatçı Robert Rauschenberg, Coğrafya ve Antropoloji profesörü David Harvey, Jean Paul Sartre, Platon, Aristoteles, Herakleitos, Albert Camus, Karl Marx, Gilles Deleuze, Immanuel Kant, İngiliz yazar ve sanat eleştirmeni John Berger, Sloven, sosyolog, filozof ve kültür eleştirmeni Slovaj Zizek, Fernand Leger, Marcel Duchamp, Joseph Beuys, Duymaz üzerinde çok büyük bir etki yarattı ve kentle ilişkili konularda sanatının uzmanlaşmasını sağladı.
 
Modernite kavramını kent kurgusu üzerinden eleştirir. Bu konuyu ifade etmek üzere kent silüetlerini, inşaatları, reklam panolarını, direkleri, baz istasyonlarını ve köprüleri kullanır. Görsel bir devinim içerisinde adeta bir organizma gibi hareket eden kent silueti, sürekli değişim ve dönüşüm özellikleriyle sosyo- kültürel alanın vitrini niteliğindedir. Kurgulanan kent sürekli inşa halindedir, inşa sürecinde kullanılan elemanlardan biri olarak inşaat iskeleleri, modern kültürün ayakta durmak için dayandığı temellerden birisi olarak ortaya çıkmaktadır. Son yıllardaki çalışmalarında yeni tekniklere yöneldiği görülmektedir. Siyah-beyaz ve monokrom ağırlıklı tuvallerinin üzerinde kolaj, dijital baskı ve fotoğrafın da sıklıkla yer aldığı görülmektedir.
Pek çok kişisel ve karma sergide yer aldı.1999’da Gazi Üniversitesi Resim Yarışması, 2008’de Nuri İyem 2008 Resim Yarışması ve 2009’da 33. Dyo Resim Yarışması ödüllerini kazandı. Bu ödüllere ilaveten 2017’de Sanat Kurumu’nun Övgüye Değer Yılın Sanatçısı Ödülü’ne layık görüldü.